
Rüyalarımızda gördüğümüz her bir kişi, figür, yer bize ait bir semboldür ve anlamı sadece bizim hikayemize özgüdür. Rüyada gördüğümüz bu sembolleri bireysel olarak anlamlandırdığımızda kendimizle ilgili bilinmeyenleri su yüzüne çıkartma şansına sahip oluruz ve dönüşüm için bir şans elde ederiz.
Gerçek hayatımız da bundan çok farklı değildir aslında. Hayatımızda karşımıza çıkan her insan ve onlarla yaşadığımız her bir olay( çatışma, aşk, tetiklenme) bizim hikayemizi bize anlatmak için oradadır. İster rüya ister gerçek hayat olsun gördüğümüz her şey bizizdir ve bize aittir. Ne zaman ki biz buradaki örüntüleri, kompleksleri, gölgeleri fark edip dönüştürürsek o zaman hayat sahnemiz de kendiliğinde tıpkı rüyalarımızda olduğu gibi değişmeye başlar.
Eğer hayatımızda takılı kaldığımızı hissediyorsak hayatımızı da bir rüya sembolü gibi yorumlayıp “burada anlatılmak istenen mesaj ne? Bu rüya benden neyi değiştirmemi/dönüştürmemi/farketmemi istiyor?” diye sorabilirsek döngülerimizi fark edip kırmak da mümkün hale gelir. Çünkü gerçek hayat aslında rüyanın ta kendisidir.